My Love Wood House |Part1|🐻🏡

Herkesin bir çocukluk hayali vardır. Benim de var ama bir tane değil bir den biraz fazla. 23 yaşıma kadar birçoğunu gerçekleştirmeyi başardım. Simdi ise en çok sevdiğim hayalim kendime ait böyle hobi evi gibi hatta ormanda yalnız yaşayan insanların evleri gibi bir ev yapmak. Aslında ev demek ne kadar doğru bilmiyorum ama bence böyle daha çok kulübe gibi. Ev deyince biraz işin havası kaçıyor.

Üniversite yıllarımda otostopla gezmek yalnız başına kamplara gitmek insanlardan biraz uzaklaşmak hep bana iyi gelmiştir. Şimdi ise kapitalist düzene ayak uydurmaya çalışırken daha çok ihtiyaç duyuyorum ama üniversite zamanındaki gibi vakit bulamıyorum. Kamp yapmak, şehir şehir gezmek ve yeni yerler keşfetmek… İnanın burnumda tütüyor. Bu özlemi bastıracak bir şeyin zamanı geldi artık. Sürekli insanlarla uğraşmak, sürekli duygu değişimleri yaşamak ve sürekli köle gibi çalışmak beni yeterince yordu. Henüz bir yıl olmuştu oysa. Böyle acaba şu 8-5 işlerinden istifa edip dünyayı gezmeye çıkan gezginler gibi ne zaman olacağım diye düşünüp dururken aklıma gelen (aslında hep aklımda olan ama cesaret edemediğim) küçük kulübe projesine başlamalı mıydım? Derken…(ben bir şeyin hayalini kurmaya başlamışsam ve geceleri heyecanlanıp uyuyamıyorsam hep aklımdaysa ve kâğıtlara dökmüşsem artık o hayal gerçek olmak zorunda kalmıştır benim için ) Hemen kendime zaman bulup başlamam gerekiyor gibi hissedip iş yerimdeki vardiyamı geceye alıp gündüzleri köye gidip işe koyulmam gerekiyordu. İlk adımı shiftimi düzenleyerek başlamıştım bile.  Geceleri çalıştım sabah direk köye gidip hayalimi gerçekleştirmek için ne yapmam gerekiyorsa işe koyuldum.

(Sizler için aşama şeklinde sıraladım,belki bir gün bir başkasının hayaline yardımcı olabilirim.)

Stage I

Kendinize bir mekân belirleyin. Bizim taaa dedemin sağlığında yapmış olduğu sulama havuzu vardı. Artık vadesini doldurdu ve değerlendirilmeyi bekliyordu. Hemen ölçüleri aldım hesapladım ve bir plan çizdim. ( bu arada mimar değilim ama çok efsane plan çizerim. Aslında mesleğimle de alakası yok ama. )  Arkadaşlarıma büyüklerimi danıştım. Ogm ‘ nin verdiği yıllık odun desteğinden ormandan ihtiyacım olan kurumuş çam ağaçlarını hazırladım. Köydeki kamyoncu amcayla kulübe yapacağım yere getirdim.  Ağaçları uzunluklarını ayarladım ve ortadan ikiye motorlu testere ile ayırdım. Zemine koydum ve teraziye aldım. Direkleri hazırladım kabuklarından ayırdım ve ölçülü bir şekilde dik konumda yerleştirdim. Çatı için gerekli ağaçları temin ettim ve yerlerine yerleştirmek için ayarladım. (bu arada bunları hep tek başıma yapıyorum.) çatının ağaçlarını yerleştirdim. Teras bölümünün alt kazıklarını çaktım. Kulübem yavaş yavaş görünmeye başladıkça içimdeki mutluluk ve heyecan daha da artıyordu. Böyle kıpır kıpır diyorlar ya tam olarak öyle kalbim göğsüme sığmıyormuş gibi. Geceleri uyuyamıyor sürekli planlar, hesaplar yapıyor ve tabiki hayal kurmaya devam ediyordum.  Bu süreçte benden desteklerini esirgemeyen aile büyüklerime Dayılarıma, Babama ve Abilerime teşekkürü borç bilirim.

Stage II

Alt tabanın ızgarasını tamamlamak için kalaslara ihtiyacım vardı. Sağ olsun babamın birkaç yıl önce evin çatısını yapmak için biçtirdiği kavak ağaçlarını kullandım J ızgarayı tamamladıktan sonra üstüne geçici olarak tahtaları koydum ve çatıya başladım. Bu arada hem çalışıyorum hem de gündüzleri köye gelip kulübeyle uğraşıyorum. 5 saat uyuyorum bazen hiç uyumuyorum. Arada gün aşırı dinlenmeyi de aksatmıyorum tabiki. Çatıya için çocukluk arkadaşım mert yardımcı oldu zor olan ana yatay ağacı birlikte yerleştirdik. Sonra yine tek başıma ızgarayı çakmaya başladım. Bu arada 10 kilogram çivi kullandım. Şimdiye kadar nakliyeye ve çiviye verdiğim para 150 TL sadece ( tabi köye gelirken kendi aracımın yakıtını saymıyorum.) Çatının ızgarasını tamamladıktan sonra şehirdeki müstakil evimizden eski tahtların ayarlayıp nakliyeciyle tekrar kulübeye getirdim. Vuracağım çatı malzemesinin altına çaktım. Karelli dedemin yıkılacak olan bir evden satın almış olduğu saclara çöktüm ve çayı için onları kullandım.

İlerledikçe yazılarıma devam edeceğim. Beklemede kalın. 🙂

To Be Continued …

96 Model Bir Hurdayı Hayata Döndürmek 🚘

10 yasiımda falandım sanırım, babam 1992 model beyaz şahini satıp yerine 96 model bordo kartalı aldığında.. çocukluğumdan beridir arabalara karşı olan sevgim bu 96 model kartalla büyüdü. böyle ergenlik zamanlarımda o kartala binip gezmek falan benim için harika bir şeydi. yedek anahtarını alıp babamdan gizli kaçırmalar falan. zaten onda öğrendim şoförlüğü ayaklarım pedallara zor bela yetişirken köyde sağa sola giderdim. araba benim için bir tutkuydu küçüklüğümden beri. tabi ki 23 yaşındaki bir araba elbette bir revizyona ihtiyaç duyacaktı. üniversite biter bitmez staj dönemimde aldığım maaşımla arabayı sanayiye çektim ve 3 aylık zor bir sürece girdim. benim için çok maliyetliydi. geceleri çalıştım gündüzleri sanayiye gittim. yani gece gündüz onunla beraber sanayide yattım. her vidasını baştan söküp değiştim.

içimdeki heyacan. koltuğunda büyüdüğüm arabayı baştan yaratacaktım. yakın arkadaşım @halitblt ile birlikte başladık sökmeye…

3 ay kadar süre sanayide kaldı çünkü boya servisinde çok sıra vardı beklemek zorunda kaldım. kaportasında ki çürükler baştan yapıldı değişmesi gereken parçalar değişti. eski parçalar çöpe atıldı yenileri alındı.

boyasını zımparalamaya başladık. macunlar sürüldü astara hazır hale getirildi.

astar vuruldu ve boyaya hazır hale getirildi.

ve yeni rengiyle artık yeni bir makine ortaya çıkmak için fırına girdik.

fırından çıktıktan sonra toplamaya başladık.

son haliii.. 7000 tl kadar masrafı oldu. tabi sanayide yattığım günleri yediğim yemekleri ustalara aldığım sigaraları saymassak 🙂